Yeniimaret Mahallesi’nde yıllardır sessizce var olan, kendi hâlinde akan Palahur Deresi’ne makinelerle girdiniz.
Ne oldu?
Bir sabah ansızın kepçeler geldi, ceviz ağaçları kökünden kesildi, otlar kazındı, toprak altüst edildi.
Peki neden?
Kim istedi bu müdahaleyi?
Ne fayda sağlandı?
Doğa hangi sorunu çıkarıyordu da bu kadar sert müdahale ettiniz?

Ağaçlar yok edildi.
Kökler söküldü.
Dikenler sardı.
Dere kenarı yürünemez hale geldi.
Hiçbir çevre düzenlemesi yapılmadı.
Ne açıklama var, ne takip, ne sahip çıkan...
Üstelik bu müdahale kamu kaynaklarıyla, yani hepimizin emeğiyle yapıldı.
Yani boşa giden sadece doğa değil;
emekti, alın teriydi, vergilerdi...
Sayın Müdür,
Biz bu ülkenin çarkını çevirenleriz.
Kimi sabahın köründe tarlada, kimi gecenin ortasında direksiyon başında, kimi hastane koridorlarında nöbette…
Bu kaynak kolay kazanılmıyor.
Siz harcarken kolay bulmuşsunuz belki, ama biz kazanırken kolay bulmadık.
Bu müdahale hangi planın parçasıydı?
Hangi ağaçlar hangi gerekçeyle kesildi?
Neden geride düzen bırakılmadı?
Ve asıl soru: Bu harcamanın karşılığı neydi?
Biz de bu sessizliği kamuoyunun vicdanına bırakıyoruz.**
Çünkü biz inanıyoruz ki:
Bir dereyi temizlemek, onun köklerini sökmekle değil;
ona sahip çıkmakla, onunla birlikte yaşamakla olur.